Yedi Güzel Adam

Cahit Zarifoğlu Şiirleri

Sabahtır Alkışlar gecenin Sıcak damları sükûn yapılarıyla Aydınlatır bir ucundan Kahvaltı sofrasında çay tasını
Düzgün uysal
Işıklı bir de ağız
Gizlice götürür hücreyi bütüne
Ve akla her gelen telgraf telinde
Öpüşür iki güvercin
İncelmiş ve yumuşamış gagalarıyla
Bu geçen mızrak Kalın kararlı
Atanın değer biçilmez atıyla Kuşkusuz yolunda gerek
Mızrak geçer ışığı
Geçer geceyi dolduran karanlığı da
Zili - siz geldiniz -pamağınız durunca
a saçlısı biraz karşınızda
Ama durun uzun zaman önce
daha sizinle karşılaşmadan
dört köşeli
kavşaktaki odada
çook uzun daha dikdörtgen
masa duruyor.
Korkuyu herşeyden çok orda Bir de zil sesinizi alınca Daha size banyoyu Havasız banyoyu açmadan Korkuyu götürüp kilere Kum torbasının içine tutuyor.
Oyuncak saklı gelişinizle küçük yamyam ağızlı yassı alnını
her gülüşün içinde tutan yontma biçimiyle a saçlısı karşınızda hemen


a saçlısı
daha herşeyi anlaşılmadan daha siz ona aydınlanmadan geçici bir bilardo alanında kuzgun hançerli sakal gibi el içen donuk
solgun kaçışlı sevmeye ve sevdirmeye
bir erke biçimi geyik salmış a saçlısı
durunca güvercinli kapıda
mesela oldukça bir viyanadan
meçhul bir bayın göğe yaslanan şapkasıyla
elverişli çay sergisi
Uzun bir geçmişimiz var Hiç yorulmadan En azından bir kere eğlenceli beşik
ha biz varız ha biz maskeli balo Saygıya durup üstün bir gecede Bir sır payı katlayıp sade bir kahveden Keyifsiz bir detayın hkmüyle ha biz yokuz ha biz seferde
Ya bu kez ölenleri görmeliysek Ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle
Parka dolalım
Park bizi alır önce
Seyrimizden bir sabah kazanır
Eğri fakat daha çok eğrilmez bir şoförle
Sayısız rampaya katlanır
ya güneşten daha zengin
sofraya diz çökeriz
ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle
Oysa sergimize kuşlar gelir uzanır.
I
biraz yukardan taş et
ot mu yoksa taşetot
alır şaşmadan
gündüzden geceye geceden gündüze ve bütün geleceklere çağırır şimdiden ve el koyar ne varsa
ne dökülse küreden
güneşi çıkarırken toprak
bir de süsler koşturur insanoğlunun
bir günlük atını
sıcak el üfler güneşi karnında köpükleriyle
bir göl huzurundan tutşup
başlar yanmaya
ve seslenir yüce dağ
serin
toplar kartalı yılanıyla
atlasın omuzlarından gencecik kayalar eğildiler bir mermerin önüne
koşunuz ak saçlı bulutlar denize yakın
bir çakılın kızgın yapısında güneşle ilk kez selama durmuş narin gövdeli soylu karınca
baş köşede bak nasıl
denizin tanrıça köpüklerinden bir de mermer balık bir karanlık şehre üstün nöbetçilerle giriyor
bunu gelecek çocukta olmak için beklemek daha sonra önce sipsivri bir başın balçıkla Afrodite merdiven dayayıp çıktığı ağaçların huzurunda onlar ne diye çocuklarını balçıklara


rüzgâr da koşar nasıl sever misiniz ya kim bilir hangi sevincin hangi gerçeğin çiçeği göz nuru
hangi hangi geleceğin ağacı gelir dize çılgınlık gibi mutlaka ışıklı imkan içinde
Sol burna mıknatıslı demir halka acıklı hapşırır diye belkemiğinin durmadan mutlu geçmişini
Ananız ve babanız balalan ağızlarıyla onurları durmadan azalır.Döllenirler ve başımızın içi cenaze
bir cama bin çekiç başınız cenaze canlı tabutlarınızla kutupsuz kıblesiz
hangi putun önünden geçmektesiniz
Can akıldan geçerken üstün gemi gelir yaslanır bir direğe kızkardeşini kanıyla diz kapağını göbeğine bir haç getirip gölgesine aleksandirina usulü ağlayıp nereden nereye ün saldı
Su demek ki taşın çakıl cinsinden zamanla toprak incecik zar kesmekte çok 'mahirdi'
Ona
İlyada nasıl kendine benzetip bakmışsa bugüne
gün ışığında bütün limanların nasipsiz gemiye sanki başka liman duruşu gibi tanrıya yabanlaşamış canların güneşi


Ne demek şu beyaz göğüslü ince yapılı dansöz atlarla iki lata uzanmak kutsamak için svinç getiren
büyük yorgunlukla sevinç getiren durmadan değişen ve yeniden gelen
kambur
o lezzetinde iştahlar getiren köpükten kör balığı
... kutlanmaz göl ve toprak temiz bir bilgiyle geçilir ellerine su ekmek ama bir çift böcek bir biri alnından biraz tepeye
gerçekten biraz da tepeye ne diye 'gidiyorlardı'
Düştür bağırır şimdi şarkıya onlar eğilip geçiyorlar gelir okyanus ayaklarına En derin anlamlı tepenin elleri şarap ağzında gülünce Başları bir baş dönme anaforunda yaşamakla erkekçe kaybediyorlar ölüme Mmahcup"bir rölans damarlarında koşan toprakla süslenip ışığa pas diyorlar intiharla gizlenip hatırlarken çocuklrın sevinçle ve babalarıyla ilk boy resimlerini
VI
biz işte hepp soylu yapılar
ıslak taş gemide huysuz
uzakta ilk gülün akrebiyle sevişmekten
bi tek sarı ve sarsılmaz sesine güvendiğimiz
kanaryayı katlettik

ZAMANA YAY GERİP OK ATMAK

Şarkı ve oyma dudak
Sağlam gözleri
Ve yandan bakılınca
Uzun yüzünde kabartma bir deniz


Bütün kuşlarla gidilir yanına Sıhhat'i bir hava seçilir dolaptan Bakılır en arkaya durmuş evin Acısız aynasına

Bu yaşamak sezonu çok memnun Yay gerip ok atan
Paylaş: Facebook Twitter Google Plus Pinterest Tumblr

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Sitemizde ki içeriklerini Paylaşım sitelerinden derlenerek eklenmistir. Yedi Güzel Adam hakkindaki hiç bir içerik bize ait değildir. İcerik ihlali olduğunu düşünüyorsanız alkan6363@gmail.com.adresine bildiriniz.